06.12.2022 - Eskişehir'in Haberi , Şehrin Gündemi...
Porsuk Gündem

Umut Rallas Yazdı:”Bir Kaşık Su”

Umut Rallas

Yazarın şu ana kadar yazılmış 10 makalesi bulunuyor.

Bazen, hatta çoğu zaman, dünyayı kendi etrafımızda dönüyor zannediyoruz!

Kendimizi vazgeçilmez de zannediyoruz hani!

“Kah çıkarım gökyüzüne, seyrederim alemi,

Kah inerim yeryüzüne, seyreder alem beni” misali, hep alem bizi seyretsin istiyoruz.

Keşke, çalış(a)mayan havaalanımızdan her gün bir uçak kalksa ve yukarıdan baktığımızda ne kadar da küçükmüşüz görebilsek. .

Şehrin en büyük binalarının bile iki parmak arasına sığdığını gördüğümüzde, sonsuzluğa erişmenin ancak iki gönül arasında olabildiğini anlar mıyız? Ne dersiniz?

Ne anlatıyorsun diyorsunuz, değil mi?

Özet geçeyim; bizim dışımızda da bir dünya var. Hem de sandığımızdan çok daha kocaman.

Bir Uzakdoğu seyahatinin düşündürdükleri aslında bunlar.

Papaz her gün pilav yemiyor mesela çekirge, salyangoz, karınca da yiyebiliyor.

Trafik hep soldan akmıyor mesela o, bırakmak istemediğiniz direksiyonlar sağda da yer alabiliyor.

Akışı beğenmiyorsanız ve direksiyondakiler de bir türlü bırakmıyorsa size, o zaman trafiğin yönünü değiştirelim mi?

Saçma mı geldi, inanın değil!

***

Kendimizi eşsiz zannediyoruz ya, işte o kendini eşsiz zanneden canlılardan dünyada 8 milyar var.

Tekrarlıyorum 8 milyar!

Peki Türkiye nüfusu ne kadar? 85 milyon. Yani sadece %1,1.

Peki ya Eskişehir? 900.000. Yani o da sadece %1,1.

Dünya ticareti ne kadar peki, tahmininiz var mı?

500 milyar dolar, 1 trilyon dolar, 10 trilyon dolar, 50 trilyon dolar?

Bilemediniz, tam 100 trilyon dolar!

Peki Türkiye olarak bizim payımız ne?

2021 yılı verilerine göre, 810 milyar dolarlık ekonomimizle %0,8.

Yani, 86 milyon eşsiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çalışıyor, cefa çekiyor. Ancak dünya ekonomisinin yalnızca binde sekizinin “sefasını” sürebiliyoruz.

Şehrimize dönersek, Türkiye ekonomisinden aldığı pay, %1-1,5 bandında.

TÜİK verilerinde, il bazında gayri safi yurtiçi hasıla en son 9 Aralık 2021 tarihinde 2020 verileri üzerinden açıklandığı için, 2020 yılında ülke olarak 5 trilyon liralık GSYH’de, Eskişehir 57 milyar 896 milyon TL ile 81 il içerisinde 16. sırada.

Şaşırdınız mı? Hangi şehirler bunlar diye, merak mı ediyorsunuz? Tekirdağ, Hatay, Balıkesir, Manisa, Sakarya. Öyle artık Bursa ile rekabet filan, hayalden de öte konumda!

Tek cümleyle özetlersem; Eskişehir’de biz, tüm dünyanın binde 8 kadarlık nüfusuyla on binde 5 kadarlık ekonomisiyiz.

“Engin dağları ben yarattım” edalarıyla sözünüzün geçtiği yer, ancak Poyra rampasından Kanlıpınar’a kadar. .

***

Peki, ne yapalım! Vazgeçmek mi lazım her şeyden?

Kesinlikle hayır! Tam tersine daha fazla okumamız, çalışmamız, gezmemiz, görmemiz ve hissetmemiz gerekiyor.

“Uzakları yakın etmek” deyimini çok kullanıyoruz da bir merhabayı çok görüyoruz ya, işte onu yapmamakla başlayabiliriz.

Neyi paylaşamıyoruz klişesine girmeyeceğim. Ancak, pastadan pay almanın değil, pastayı ne kadar pay alacağımızı umursamadan büyütmenin derdine düşmeliyiz.

Bütün bu kavgaların anlamsız, kendi dünyamızda kendi kendimizi boğduğumuzun farkına varmalıyız.

Hepi topu dünyanın binde sekizi kadarız. Bir araya gelmek bu kadar da zor olmasa gerek, değil mi?

Fırtınalar kopardığımızı zannederken, sığ nehirlerin akıntısının, okyanuslarda damla bile olmadığını anlamalıyız.

***

Peki anladık da nereden çıktı tüm bunlar?

Şehrin gündemiyle bağdaştıramadık veya bir şeyler anladık ama tam emin de olamadık mı diyorsunuz?

Eğer böyleyse, beni ziyadesiyle mutlu edersiniz.

Çünkü şehrin geleceğini etkileyecek günlük gündemlerde de söyleyecek sözümüz mutlaka var ve olacak da. Ancak bu sefer anlatmak istediğim çok daha fazlası.

Günlükten öte, yıllık, 5 yıllık ve hatta 50 yıllık vizyonlar belirleyip, kişi/grup fark etmeksizin uygulamaya hemen, bugün geçmezsek “onbindelerli” yüzdelerle gelecek nesillerin yüzlerine nasıl bakabileceğiz?

Fırtına gibi estiğimizi düşünürken aslında sadece bir kaşık su kadar olduğumuzun ayazı yüzümüze vurduğunda, her şey için geç olmayacak mı?

Yağmur yağdığında, bir kez de alt yapısı düzgün olmadığı için, seller akan şehrimizin caddeleri yerine daha yakına, cama bakın. Cam yüzeyinde bulunan damlaların yukarıdan aşağıya olan yolculuklarında, birbirleriyle birleştiklerinde hızlandığını göreceksiniz.

Bu yüzden sizin bir kaşık suyunuzda, gençlik olarak, gerçekten gözümüz yok. Bizim derdimiz su değil, kaşığı büyütmek.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ