23.02.2024 - Eskişehir'in Haberi , Şehrin Gündemi...
Cumhuriyet 100 Yaşında

Umut Rallas Yazdı: “(h)AVUÇ”

Umut Rallas

Yazarın şu ana kadar yazılmış 14 makalesi bulunuyor.

Bir avuç meselesidir, her şey. .

Bir avuç insanın kararlarının sonucudur, kahkahanız da, gözyaşlarınız da. .

Avuç içi kadar mutluluk yeter derseniz, az ile ne kadar çok olabildiğinin mutlu sonucuna ulaşırken; mutluluk için el avuç açarsanız, ne kadar çok olsa da az kaldığını fark edersiniz.

Avuçların karşı karşıya gelmesinden korkmayın. Çıkan ses ya alkıştır, ya da “çak”tır. Mutluluğunuz adına attığınız adımlar, sizinle birlikte çevrenizi de mutlu ettikçe, iki avuçların sesi, elini tuttuğunuz diğer avucu daha da sıkı tutmanız için teşvik eder. Ezelden beri rakip olanların bile, ilkeli ve dik duruşlarıyla el ele verdiklerinde -sahadaki bir avuç insan diye baktıklarınızın- şanlı bir milletin çiğnenmeye çalışılan gururuna izin vermeyişine hayran kalırsınız. Renkler farklı olsa da yürekler aynıdır.

Ama asıl mesele, hep tek avuçlardır. Tek avucunu açmış, avucunun içi boş kalmışsa ve üstüne bir de öncesinde “çak” yaptıklarının alkışlarını da duyamamışsa; o zaman o avuç, içe doğru kapanır. Öncesinde ovuşturduğu avucunu yalamak zorunda kalanın, sonunda avucu yumruğa evrilir.

Çok mu karıştırdık?

Peki, gelin örneklerle sadeleştirelim.

Ailenizden başlayalım. Kişi sayısı fark etmeksizin mutlu edilmeye çalışılan ama aslında huysuzluğunu savuşturmaya çalıştığınız bir avuç kişi değil midir? Genelde kararları kendileri verdikleri sanarken, birbirlerinin ellerinden tutmaya çalışan kişi sayısıyla doğru orantılıdır aslında, o ailedeki mutluluk oranı. .

İşinize gelelim peki. Konumu fark etmeksizin kendine bir kale oluşturmuş bir avuç insan yok mudur? Huyuna, suyuna gitmezsen işi gücü bırakıp, seni işi gücü haline getirenlerden bahsediyorum. İş bilip bilmemesi de önemli değildir, o kalesinde emeklilik garantilidir.

Netleşiyor değil mi? Peki biraz daha artıralım örnekleri müsaadenizle.

Örneğin, bir ev yaptıracaksınız. (Bugünün yazılarını yazmamaya çalışıyorum genelde biliyorsunuz. Yoksa ben de farkındayım arsa fiyatlarının ve inşaat maliyetlerinin nerelere geldiğini. Artık birçok şeyin hayal olduğunu ama farz edin ki hayal kuruyoruz.) Nerede kalmıştık? Enflasyonun soğuk rüzgarından arınıp hayallere geri dönecek olursak, en son ev yaptırıyordunuz. Evet, her şey çok güzel, arsanız tamam, işlerinizi yaptıracak kişilerle de anlaştınız. Evinizin inşasına başlandı. Arada gidip hem merakınızı dindirip hem kontrol de ediyorsunuz. Görünürde bir şey yok, müthiş! Teslim tarihi geliyor, hızlıca bir geziyor ve teslim alıyorsunuz. Ancak günler sonrasında fark ediyorsunuz ki balkonunuzdaki su akıp gitmiyor. Ustayı aradığınızda ulaşırsınız, ulaşamazsınız, geliyorum der gelmez, o zaten öyledir bir şey olmaz der. Siz yeter ki açıklama isteyin. İş yapmak istemeyenin açıklamasına “chatGPT” yetişemez. Kocaman bir ekibin eserine, bir avuç insanın “boşver”i nedeniyle “kötü” damgasını vurmak zorunda kalırsınız.

Örnekleri artırabiliriz ancak ne demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum. Kızdığınız, kötü giden, hoşunuza gitmeyen ne varsa bir avuç insanın eseridir(!) Hikayeler farklı gibi gözükse de avuç açmış havuç peşindeki “fırıldak” hep başroldedir.

Özetle, avuç hikayesinin giriş, gelişme ve sonucu; avucunu ovuşturma, kaşıma ve doldurmadır. Kalabalık gibi gözükseler de bir avuçturlar aslında, tek bir havuç peşinde koşan(lar). Tek havuç peşinde koşan tek avuçların hikayesi, ne kadar şatafatlı gözükse de avuç açmayan ve havucu paylaşanlara yenilmek zorundadır. Yeter ki avuç içleri birbirine değen bir avuç insan olsun.

Tüm bu yolun sonunda, avucunuzu ve canınızı sıkmadan ve pek tabi avuç da açmadan, tırnaklarınızla kazıdıklarınızın ve toprağa ektiğiniz havuçlar ile avucunuzun dolması dileğiyle. .

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ