06.10.2022 - Eskişehir'in Haberi , Şehrin Gündemi...
Porsuk Gündem

Metin Toraman yazdı: Manda Yoğurdu

Metin Toraman

Yazarın şu ana kadar yazılmış 9 makalesi bulunuyor.

Ülkemiz halkının en büyük sorunu ekonomi iken bu sorun her gün farklı farklı şekillere giriyor.

Gelen günlük zamlar, anlık indirimler, Türk lirasının her geçen gün değer kaybetmesi ve yapılan asgari ücret zammının erimiş olması derken bozulmuş olan toplum psikolojisi tamamen dibe vurmuş halde. Vatandaşın aklıyla alay edercesine gelen açıklamalar ise maalesef üstüne tuz biber oluyor. Vatandaşın daha iyi şartlarda yaşayamıyor olması gerektiği değil, daha kötü şartlarda yaşamadığı için şükretmesi gerektiğini vurgulamak marifet sayılıyor.

Peki genelleme yaparsak vatandaş ne yapıyor ; şükrediyor. Çoğunluğu müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz, ramazan ayı gelir oruç tutar, kurban bayramında dolapta et olsun diye kilosuna göre kurban seçeriz, bayramların maksimum üçüncü gününden itibaren içmeye başlarız. Camiye cuma namazından cuma namazına gider söz konusu din olursa mangalda kül bırakmayız. Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in ilk emri “Oku” olmasına rağmen çok nadir okur, dini bilgileri özellikle Ramazan ayında müthiş paralar karşılığında televizyon ekranlarında vaaz veren hocalardan, yaptıkları işlerin Allah rızası için olduğunu iddia ederek ne hikmetse lüksten taviz vermeyen cemaat liderleri hocalardan öğrenir, Kuran-ı Kerim’in değil onların söylediklerine göre hareket ederiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün sırf okuduğunu anlasın diye Kuran-ı Kerim’in türkçe mailini yazdırmış olmasına laf eder, ısrarla okuduğumuzu da anlamayız. Şükretmemiz gereken Allah’tan gelenlereyken biz kulların yaptıklarına iyisine de, kötüsüne de şükür eder elhamdülillah deriz. Kısacası cehaleti benimsemiş, hatta cehaletle bütünleşmiş haldeyiz. Yazımın başında da belirttiğim gibi bu eleştiriler bir genellemeden ibarettir yarası kaşınan şükredebilir.

Maalesef millet olarak dini duygularımızla, maneviyatımızla öylesi ustaca sömürülüyor ve cahilleştiriliyoruz ki farkına dahi varmıyoruz. Basit bir örnek vereyim her cuma sonrası yardım toplanıyor camilerde ve her biri genelde bir yurt yada cami yapımı için oluyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’na 2022 için 2021’e oranla yüzde 24 artışla 16 milyar 98 milyon 580 bin lira bütçe ayrılıyor, buna göre Diyanet İşleri bu bütçeyle içişleri, dışişleri, turizm, çevre ve ticaret bakanlıkları dahil, çok sayıda bakanlığın bütçesini geride bırakıyor. Camilerin yapımı, faturaları, giderleri hepsi neredeyse cemaatten toplanan hayırlarla karşılanıyorken bu bütçe nerede kullanılıyor? diye sorgulamadan edemiyorum.
Son günlerin en popülaritesi yüksek olayı akaryakıt zamları. Misal bugün 1 lira, sonraki gün 70 kuruş, ertesi gün 1,5 lira zam geliyor ve herkes ah vah ederken, 1 lira indirim geliyor, ah vah çeken herkes oh be indirim geldi diye sevinerek arada kaçan 2.2 lirayı hissetmiyor, sonra yine aynı sitem devam ediyor. Genel olarak milletimiz yine şükür ediyor.

Son günlerin en sevindirici söylentisi ise asgari ücretin ikinci bir zam göreceği. Neden sevindirici dedim çünkü sevinmeye, mutlu olmaya aç kalmış bir milletiz. Yılbaşında gelen zammın ardından üç ay geçmeden çilelere, dertlere düşmüş ay sonu nasıl gelecek diyen milletin ikinci zam ardından nelerin olabileceğini görememesine, görmek istememesine şaşıramıyoruz.

O zaman ne yapıyoruz manda yoğurdu yemeye devam ediyoruz. Sürçü lisan ettiysem affola.

Sağlıkla, huzurla, sevdiklerinizle hayırlı Ramazanlar geçirmeniz dileklerimle…

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. guldenn_ dedi ki:

    Kaleminize sağlık 🙂

BİR YORUM YAZ