22.02.2024 - Eskişehir'in Haberi , Şehrin Gündemi...
Cumhuriyet 100 Yaşında

Betül Azra Yazdı: “Türkiye’de Bitmeyen Terör – Vekalet Savaşları”

Betül Azra

Yazarın şu ana kadar yazılmış 4 makalesi bulunuyor.

Ocak 2024’te Cumhuriyetin ikinci Yüzyılına yakışır bir eser çıktı. İlk yüzyılda yaşanan terör hadiselerini ele alan, daha önce işlenmediği haliyle ve görünmeyen bağlantıları faş eden üslubuyla kitap, alanın ilklerinden olmaya aday. Hocam Bülent Akkar ile neşrettiğimiz Türkiye’de Bitmeyen Terör isimli eserimiz, Cumhuriyetin yüz yılında gerçekleşen faili meçhul cinayetlerin, gizemli kazaların ve canı hiçe sayılan binlerce insanın hikâyesini anlatıyor. Doğrusu, bu hikâyelerin her biri, ülkemizde yaşanmış ve hala devam etmekte olan terör bağlantılarının vahim neticeleridir.

Ülkemizin aydınlık geleceği için çalışan bilim insanlarının, ASELSAN Mühendislerinin, aydın gazetecilerinin aniden ölümleri, onlara biçilmiş intihar senaryoları ve ne hikmetse üzerinde çalıştıkları projelerin ortadan kaybolması… Her bir isim adına geceler boyu çalıştık. Eserde Nasturi İsyanı’ndan başlayan anlatım Fetullahçı Terör Örgütü’ne dek tüm açıklığıyla sürüyor. Ayrıca bugün PKK olarak ortaya çıkan Terör Örgütü’nün kök yapılanması ayrıntılarıyla inceleniyor. Ölümleri sırlarla dolu olan Muhsin Yazıcıoğlu, Necip Hablemitoğlu, Uğur Mumcu, Eşref Bitlis gibi isimlerin son zamanları ve aldıkları tehditler anlatılıyor.

Zannediyoruz ki ülkemizin hayrına her ne iş yaparsak, tam da orada mikrop gibi türeyen terör yapılarının ağına takılmış oluruz. Bu gibi tehlikeler, insanlık var olalı beri sürmektedir. Ama tüm dünya kabul etmiştir ki Arnold Toynbee’nin de dile getirdiği gibi: “Yeryüzünde hiçbir devrim Kemalist Türk Devrimi kadar dünyada şaşkınlık yaratmamıştır.” Tam da bu şaşkınlık sebebiyledir ki tüm emperyalist kuvvetler, bu yeni cumhuriyetin ve ihtiva ettiği Anadolu mayasının karşısında yer almayı seçmiş ve onu birincil düşman konumuna koymuştur.

Emperyalistler, kukla şahsiyetleri ve o nispetteki devletleri severler. Oyun kurucu olarak işlerine yaramayacak bir hürriyetperver senaryonun daima karşısındadırlar. Tam da bu sebeple Mustafa Kemal Atatürk’ün ve “damarlarındaki asil kanla” hareket eden Türk Milleti’nin kendileri için oynatılacak bir kukla olmadığını anladıklarında dehşete düşmüşlerdir. Önce masada, sonra muharebe alanında ve en nihayetinde de dini yapılanmalarla ve terör örgütleriyle bu ülkenin içine sızmaya, direncini kırmaya çalışmaktadırlar.

Unuttukları bir şey vardır ki bu coğrafyada yetişen her vatansever, bir doktrin üzere yetiştirilmiş ve ülkesini sevmeyi sonradan öğrenmiş öğrenciler değil, bu mayayla yoğrulmuş medeniyet neferleridir. Öldürmekle ve tuzak sistemler üretmekle ancak hızımız yavaşlatılabilir, kökümüz kurutulamaz. Elbette ki onlar oyun kurmaktan vazgeçmeyecekler, aydın kimliğini üstlenmiş, elini taşın altına koymuş her insanın canına kastedecekler.

Toplumun ahlaki yapısını, kutsallarını, etnik birlikteliğini bölmek için her türlü nifak tohumunu serpecekler. Alevilerle Sünniler arasına girip Madımak’ı kurgulayanlar, ateizmi fişekleyip dini tekelleştirip Fetö’yü yaratanlar, Birliktelik çağrısı yapan siyasetçilerin uçağını düşürenler, Mühendislerin intihar süsü vererek önce canını sonra projelerini çalanlar, Türklerle Kürtlerin yan yana yaşadığı köyleri yağmalayıp, eşkıya damgasını birbirlerinin sırtına yükleyenler ve dahası…

Bu eser, Türkiye Cumhuriyeti üzerinde oynanan pis oyunların ifşasıdır. Bildiklerimizi ve arşivde yer etmiş ihtilalleri, darbeleri, girişimleri yazdık. Belki de ülkemizde tüm bu olayları tek eserde toplayan ilk derleme eser olabilir.

Hadiselerin ilgilileri için ayrıntılı eserler bulunmaktadır. Bu kitapta tüm hadiseleri kısaca ele aldık, en anlaşılır haliyle sıraladık ve okurun kıymetli nazarına sunduk. Bundan sonrası meraklı Türk okurunun dimağına kalmıştır.

Kendi adıma beni projeye dahil eden Kıymetli Hocam, Manevi Babam Bülent Akkar’a ve bu yurdun taşında toprağında, her karışında emeği olan her yüreğe Minnettarım. Ülkemizde terör bitmiş değildir, biz yaşadıkça bize nüfuz etmeye çalışan virüsler de var olacaktır. Bir gün tüm oyunların hakkından gelmek ve oyun kurucu olmak ümidiyle…

Ulu Atatürk’ün bizlere hitabıyla söze son veriyoruz:

“Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” (1927)                                                                      BETÜL AZRA

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ