03.03.2021 - Eskişehir'in Haberi , Kırsalın Gündemi

COVID-19, İnfluenza ve Soğuk Algınlığı Arasındaki Kargaşa

COVID-19, İnfluenza ve Soğuk Algınlığı Arasındaki Kargaşa

COVID-19, İnfluenza ve Soğuk Algınlığı Arasındaki Kargaşa

Soğuk algınlığı ve gribin nasıl ayırt edildiği meselesi bu kış mevsiminde COVID-19 virüsü ile daha karmaşık bir hâl aldı. Her üç hastalık arasında pek çok benzerlik ve farklılık bulunuyor. Resmi verilere göre Türkiye’de influenza ve soğuk algınlığı bu dönem yok denecek kadar azalmış durumda. Ancak tedbiri elden bırakmamalı, üç hastalık birbirine karışabilir. Enfeksiyon araştırmaları yapan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğretim üyesi Elif Doyuk Kartal hastalıklara ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Solunum yolu hastalıklarına dikkat!

ESOGÜ Haber’e açıklamada bulunan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal, COVID-19, grip (influenza) ve soğuk algınlığının virüslerle gelişen solunum yolları hastalıkları olduğunu belirterek kargaşa yaratan konu başlıklarına açıklama getiriyor:  “COVID-19, etkeni SARS-COV2 dediğimiz yeni bir koronavirüstür. Gribin etkeni influenza virüsüdür. Soğuk algınlığına da sayıları 200’ü aşan çeşitli virüsler neden olmaktadır. Soğuk algınlığı büyük oranda hafif seyirli bir tablodur. Influenza ve COVID-19 ise asemptomatik veya hafiften, şiddetli hastalığa ölüme uzanan geniş bir yelpazeye yayılır. Her üç hastalıkta da bulaşma; enfekte kişilerin virüs içeren solunum yolu damlacıkları ile direkt temas ya da enfekte kişilerin solunum sekresyonlarının bulaşmış olduğu elleri ile (tokalaşmak), çevresel yüzeylere dokunmak suretiyle gerçekleşir. Alınacak tedbirler her üçünde de benzerdir. Ancak mutlak korunma yolu aşıdır. Günümüzde gribe karşı koruma sağlayan bir aşı mevcuttur. COVID-19’a karşı aşı çalışmaları çok ileri bir düzeydedir. Soğuk algınlığı etkeni çok fazla virüs olduğundan aşısı ya da aşı çalışması bulunmamaktadır. Çok fazla etken olduğu için de yıl içinde birden fazla soğuk algınlığı geçirilebilir.”

Semptomlar COVID-19 Grip (influenza) Soğuk Algınlığı
Ateş Yaygın yaygın nadir
Kuru öksürük Yaygın yaygın orta
Baş ağrısı Bazen yaygın nadir
Burun akıntısı Bazen yaygın bazen
Halsizlik, bitkinlik Bazen yaygın bazen
Vücut ağrısı Bazen yaygın yaygın
Boğaz ağrısı Bazen bazen yaygın
Hapşırık, aksırık Yok yok yaygın
ishal Nadir bazen yok
Nefes darlığı Bazen yok yok

COVID-19 gribe göre çok daha ağır seyirli

Prof. Dr. Kartal grip ailesinin bu iki üyesinin kuluçka süresi, semptom aralığı ve şiddet yönünden farklılık gösterdiğini belirtiyor. Kuluçka süresi gripte daha kısa ve COVID-19’dan daha hızlı yayılıyor: “Hastalığın ilk 3-5 gününde bulaşma veya potansiyel olarak pre-semptomatik bulaşma (semptomlar ortaya çıkmadan önce virüsün bulaşması) grip için bulaşmanın başlıca itici gücüdür. Buna karşılık, COVID-19 da semptom başlangıcından 24-48 saat önce bulaştırabileceği öngörülmekle birlikte bulaşmanın başlıca etkenlerinden biri gibi görünmemektedir. İki virüsün semptom aralığı benzer olsa da, şiddetli hastalığı olan kısım farklı görünmektedir. COVID-19 için bugüne kadarki veriler enfeksiyonların % 80’inin hafif veya asemptomatik olduğunu, % 15’inin şiddetli enfeksiyon olduğunu, oksijen gerektirdiğini ve % 5’inin ventilasyon gerektiren kritik enfeksiyonlar olduğunu göstermektedir. Bu şiddetli ve kritik enfeksiyon fraksiyonları, influenza enfeksiyonu için gözlemlenenden daha yüksektir. COVID-19 için ölüm oranı, gripten, özellikle mevsimsel gripten daha yüksek görünmektedir.”

Grip aşısı her virüsten korumaz

Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal, grip aşısının COVID-19’a çare olamayacağının altını çiziyor.  Her yıl geliştirilen grip aşısının sadece aşının içeriği olan influenza A ve B virüslerine karşı koruma sağladığını, aşılamanın mart ayının sonuna kadar gerçekleştirilebileceğini belirtiyor: “Hazırlanan aşı ile dolaşımda saptanan virüslerle antijenik benzerlik varsa aşı %50-80 korunma sağlayabilmektedir. Aşı yapıldıktan 2 hafta sonra koruma başlamakta ve grip virüsünün dolaşımda olduğu 6 ay süre ile koruyuculuk devam etmektedir. Ne aşı içeriği olmayan diğer influenza virüslerine, ne soğuk algınlığı virüslerine, ne de COVID-19’a karşı hiçbir koruma etkinliği yoktur. Grip aşısı; grip yanında, grip sonrası gelişme riski bulunan pnömokok (zatürre) dahil ikincil bakteriyel enfeksiyonların da bir ölçüde önlenmesini sağlamaktadır. İnfluenza aşısı 65 yaş üstü kişilere, immun sistemi baskılanmış olanlara, kronik hastalıkları bulunanlara, gebeliğin 2-3 trimestirinde influenza mevsiminde olacak gebelere ve aşırı şişman kişilere önerilmektedir. Keyfiyete bırakılmaksızın bu risk gruplarının mutlaka aşılanması sağlanmalıdır.”

Korunma yöntemleri ortak

Her üç hastalığın benzer belirtilere sahip olması korunma yöntemlerini ortak paydada birleştiriyor. Kalabalık ortamlardan uzak durulması, maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyularak her üç hastalığa karşı koruma sağlanabileceğini belirten Prof. Dr. Kartal, önemli bir uyarıda bulunuyor: “Mevsim itibarı ile solunum yolu hastalıklarının birbiri ile karışma ihtimali bulunmaktadır. Öte yandan gerekli tedbirlere uyum ile tüm solunum yolu enfeksiyon etkenlerinden korunmak da mümkündür. Ayrıca risk grubunda olanlar grip aşısı ve pnömokok (zatürre) aşısı ile grip ve pnömokok enfeksiyonlarına karşı korunabilirler. Bu yöntemle en azından aşısı olan etkenleri bertaraf ederek vücudun birden fazla solunum yolu etkeni ile mücadele etmek zorunda kalınmasının önüne geçilmiş olunur. Ayrıca bu hastalıkların tanı kargaşası önlenebilir ve klinik yaklaşım, hastane hizmeti süreçleri bir ölçüde daha kolaylaşabilir.”

https://esoguhaber.ogu.edu.tr/2021/01/12/covid-19-influenza-ve-soguk-alginligi-arasindaki-kargasa/

Kaynak :ESOGÜ Haber

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ