03.08.2021 - Eskişehir'in Haberi , Kırsalın Gündemi

Metin Toraman Yazdı : Toprak Olup Gideceğiz

Metin Toraman

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.

TOPRAK OLUP GİDECEĞİZ

Başlığı okuduğunuzda dahi bir çocuğunuz istemsiz düşüncelere dalmış olmalısınız. Kimi çocukluğuna, kimi gençliğine gitmiş, bazıları ölümü düşünmüştür diyebilirim. Toprak ; sevdikçe bereketlenir, sen bir ekersin o sana on verir. Bir damla suyla ne tohumlar yeşertir. Dünya pisliğinin üstünü örter biz hiç görmeden, farketmeden.

Geçmişe baktığımız zaman çocuklar öyle yada böyle bir köy hayatı görüyordu. Ailesi, akrabası, en kötü ihtimalle bir tanıdıkları olurdu köyde insanların ziyaretine gittikleri. Ben köyde yetişen bir çocuğum ne mutlu. Oysa belliydi eğlencelerimiz, sınırlıydı ama her biri samimiydi, dünya servetleri dökseniz bir dakikasını dahi alamayacağınız kadar içten ve tarifsiz, kavgalarımız dahi başkaydı.

Eğer şanslı bir çocuksan misketlerin yada biraz daha lüks diyebileceğim cipsten çıkan tasoların olurdu. Bizim favori eğlencelerimiz belliydi tabi çelik çomak, gazoz kapağı yada karşı köyün çocuklarıyla futbol maçı. Her birimiz efsane futbolcular gibi zannederdik kendimizi, aramızda ayrım olmasın diye ankara lastiği, kara lastik denirdi o zamanlar onlardan giyerdik top oynarken. Yensekte yenilsekte mutlaka bir şekilde tartışır ertesi gün ise at arabalarıyla derede balık tutmaya gider, sulama kanalında yüzerdik dün kavga edenler biz değilmişiz gibi.

Çoğumuz özlüyoruz o eski samimi kahkahaları, arkadaşlıkları, dostlukları, komşulukları. Toprakla büyüyen çocuklar vardı bir zamanlar dizlerine kadar çamura batan, küçücük bedeniyle kocaman su borusu taşıyıp, tarla sulanmaya başlayınca izledikçe mutlu olan. Belki de o topraktı samimiyeti bizlere sunan, bir bisiklete sırayla kaç kişi binip mutlu olabilirdi ki, bizler oluyorduk.

Bayramlarda böyle değildi tabi köy yeri evlerin çoğu kerpiç, topraktan. Bayram yaklaşınca kireçle sıvanırdı tertemiz bembeyaz olurdu her biri, herkes tatlı bir telaşla sokağını, kapısının önünü temizlerdi. Bayramlık elbiseler, ayakkabılar bir gün öncesinden hazırlanır, bayram sabahı giyinip namaza gidilirdi. Güzel adetler vardı eskiden namazdan sonra küslük, dargınlık bilmeden herkes oracıkta birbiriyle bayramlaşırdı. Ramazan günlerinde de her gün bir ev tüm köyü iftar yemeğine alır, herkes yardımlaşır masalar kurulur, sofralar hazırlanırdı. Öylesi bir samimiyet, öylesi bir dayanışma vardı.

Şimdilerde gün geçtikçe azalmaya, yok olmaya başlamış güzel adetler. Çoğumuz birbirimize selam vermekten aciz, birbirimize işimiz düştü mü bin türlü bahane uyduran, menfaatimiz varsa yüze gülen insanlar olmuşuz farkında olarak yada olmayarak.

O dönemlerde sen köylü, sen şehirli çocuğusun diye ayrımcılık pek olmazdı bayramlarda bir araya gelince her biri diğerine mutlaka birşeyler öğretir, kimin neyi varsa paylaşılır, kahkahalar havada uçuşurdu. Kimse kimseyi ne üstün ne hakir görmez birinin üstü parfüm, diğerinin hayvan koksa aynı sofrada aynı ekmeği yer, birbirini kırmaz, kınamazdı.

Geriye dönmek, geçmişi getirmek mümkün değil, ama geleceğimize o eski samimi gülüşleri, arkadaşlıkları, birbirine karşı ayrımcılık yapmayan, arkadaşlığın, komşu olmanın güzelliklerini, birlik beraberlik içerisinde olmamızı sağlayan örf ve adetlerimizi aktarmak bizlerin elinde.

Evet şimdiler de bir araya gelmek zor, yan yana olmak imkansız ama geçecek bu günler elbet ve yine aynı sofralarda yemek yiyip, aynı masalarda çay içme şansımız olacak. O günler geldiğinde her dakikanın kıymetini bilmek, bir aradayken birbirimizi kırmak, üzmek yerine daha neşeli eğlenceli zamanlar geçirmek için yaşamalıyız.

Geçmişten bahsederken hasret duyuyorsanız eğer, geleceğinize hasret duyduklarınızı ekin…

Sağlık, huzur, mutluluk dolu güzel günlerde sevdiklerimizle bir arada olma dileğiyle iyi bayramlar…

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Bekir Şan dedi ki:

    Yüreğine Sağlık Güzel Kardesim

  2. Selim kurt dedi ki:

    Yüreğine kalemime sağlık başarılarının devavamını diliyorum iyi bayramlar

BİR YORUM YAZ