25.09.2021 - Eskişehir'in Haberi , Kırsalın Gündemi

Güçlü Üretim İsraf Etmeyen Tüketim

Barkın Öndikmen

Yazarın şu ana kadar yazılmış 5 makalesi bulunuyor.

Güçlü Üretim İsraf Etmeyen Tüketim

Kıymetli Porsuk Gündem Takipçileri,

Bugün kırsal kalkınma, AB ülkelerinin tamamında tarım politikalarının merkezine yerleşmiş önemli
kalkınma aracıdır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’ndaki tanımına göre, tüzel kişiliği haiz olmak üzere
ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü
ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla
gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif
denilmektedir.

Kooperatifler bu yönleriyle kırsal alanlarda ekonomik faaliyetlerde bulunan insanların güçlerini bir
araya getirerek ortak sorunlarını çözmek ve hedeflere ulaşmak amacıyla kurdukları yapıların en
önemlilerindendir.

Üreticilerimizin kurdukları ve yönetimlerinde söz sahibi oldukları tarımsal amaçlı kooperatifler kırsal
kalkınma faaliyetlerinde de önemli rol üstlenmektedirler.

Kooperatif, ortak hareket etme ve dayanışmadır. Tek başına altından kalkılamayacak yükü sırtlanmak
ve riski yayarak birlikte olmaktır.

Kooperatifçiliği, hemen hemen tüm alanlarda ve ülkelerde rastlamak mümkündür. Avrupa’da 19.
Yüzyılda ortaya çıkmış ve sanayi devrimiyle hızla dünyaya yayılmıştır.

Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) verilerine göre dünyada 3 milyon kooperatif ve 1 milyar
kooperatif ortağı bulunmaktadır. Ülkemizde 8 milyon kişinin ortak olduğu 80 binden fazla
kooperatifin olduğu belirtilmektedir.

Çok başarılı kooperatif örneklerimiz bulunmaktadır. Kooperatiflere bakış açısı bölgesel
yaşanmışlıklardan ve bazı olumsuz örneklerden dolayı etkilense de, güzel örnekler ve çiftçiye
ekonomik ve pazar yönünden güç kazandıran, sürdürülebilirliği sağlayan kooperatiflerden dolayı hala
günceldir ve başarılıdır.

Kooperatiflerin ve ortaklarının, hukuki, ekonomik, sosyal ve birçok artıları doğru yönlendirildiğinde ve
kullandırıldığında hayli fazladır. Buda bireysel mücadele yerine, örgütlü ve toplu üretimi teşvik
etmektedir. Böylece üretirken kazanılacak, satarken de güçlü olunacaktır. Üretim maliyetleri çok
önemli olduğundan, kolektif ve bilimsel üretimle birlikte kazanan, son ürüne talep gösteren tüketici
olacaktır.

Birçok özel sektörün, kamunun ve yerel yönetimlerin, sosyal proje olarak gördükleri kooperatiflerde,
arzu ettikleri, birlikte hareket edecekleri ve yürüyebilecekleri, kurumsallaşma arzusundaki
yöneticilerdir.

Ülkemizde başarılı olmuş kooperatiflerin ve Avrupa da ki başarılı kooperatiflerin tarihçesi
incelendiğinde, en çok gözümüze çarpan bence standardizasyondur. Fransızların “rokfor” peyniri,
dünyada tanınırlığını kooperatifleşme sayesinde sağlamıştır. Fransızlar bu konuda sistemini kurmuş ve
bunu başarıyla tescil ettirmişlerdir. Bunu yaparken en önemli çalışmayı, hem süt kooperatifini kurarak
hem de peynir kooperatifini kurarak sağlamışlardır. Bunları birbiri içerisinde entegre etmektedirler.
Standart süt gelmekte, standart peynir üretilmektedir.

Bizim “Kars Kaşarı” aroması koyun sütünün baskın olmasından dolayı çok farklıdır. Fakat bizde
hammadde standardizasyonu ve sürekliliğinde yaşanan problemlerden dolayı süreklilikte ciddi
problemler yaşamaktayız. Üretici, sütünü satma kaygısı yaşamakta, peynir üreticisi yeteri kadar
hammadde bulamama kaygısındadır. Ekonomik girdilerden dolayı, Kars kaşarının yapılacağı sütü
veren koyun kesilmektedir. Devamlılığa balta vurarak doğacak markamızı da yok etmekteyiz.

Aracıların azaldığı, üretici ile satış alanının koordinasyonu ve tüketicinin buluşması çok önemlidir.
Bunların neticesi hem fiyat avantajı, hem kalite, zaman ve en önemlisi de israfın önüne geçilecektir.
Pazarını kendi oluşturan, satış ağı güçlü ürünlerin sunumu üretici için çok önemlidir. Toprak reformu,
toprak revizyonu, üretim planlaması, lojistik ve satış kanallarının da modernizasyonu çok önemlidir.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. Tiryaki dedi ki:

    Kaleminize sağlık

  2. Adem Ünal dedi ki:

    Sn. Hocam; Türkiye’de kooperatifçilik maalesef oturmuş değil. Devletin tarım üretim politikası ve planlamasının olmamasının yanında, örgütlenme kültürünün olmaması, hem üretici, hemde tüketiciler açısından çok kötü bir durum. Kooperatif kültüründen yoksun bir çiftçi ürününü değerinde elinden çıkaramamaktadır. Tüketici, üretici ile arasındaki aracılardan kaynaklı fiyat artışı ile uygun fiyata gıda maddesine ulaşamamaktadır. Tunceli, İstanbul, Ankara gibi Belediyelerin kooperatifçilikteki dikkat çeken uygulamaları, üreticiler ve tüketiciler için bir şans olarak değerlendiriyorum. Salgın hastalıklar insanlığa, tarımsal gıda üretiminin ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırladı. Türkiye’nin tarımda tekrar ayağa kalkmasının en önemli unsuru devlet üretim planlaması ve politikalarını yeniden yapılmasıdır. Bunun yanında en önemli konulardan biride modern ve gelişmiş kooperatifçiliğin tüm tarımsal üretime yayılması olacağı kanaatindeyim. Saygılarımla.

  3. Barkın Öndikmen dedi ki:

    Sayın Ünal,
    Yorumunuzdan duyduğum mutluluğu ifade etmek isterim. Aynı gün içerisinde okumama rağmen, yazımda değinmek istedim. 2 haftalık süre boyunca, yoğun tempom ve şehir dışı etkinliklerimden dolayı yazı gönderemediğimden buradan ifade etmek isterim. kooperatifçilik çok önemlidir fakat kontrollü hareket edildikçe. Çünkü maalesef siyasi bir kulvar olarak görme çalışan kesimler hiçte az değildir. önümüzdeki günlerde dilim döndüğü kadarıyla uygulanabilir projeleri paylaşacağım.
    Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

BİR YORUM YAZ