Lösev
24.04.2024 - Eskişehir'in Haberi , Şehrin Gündemi...
Cumhuriyet 100 Yaşında

CHP’li Çakırözer:”Sivil Toplumu ‘Foncu’ Diye Suçlayan AKP İktidarı 9 Milyar Euro AB Fonu Kullanmış!”

CHP’li Çakırözer:”Sivil Toplumu ‘Foncu’ Diye Suçlayan AKP İktidarı 9 Milyar Euro AB Fonu Kullanmış!”

Avrupa Birliği’ne aday ülkeler için 2021-2027 yılları için öngörülen 14 milyar avroluk
Katılım Öncesi Yardım Fonlarından (IPA) Türkiye’nin yararlanmasına ilişkin uluslararası
anlaşma dün TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. TBMM’deki görüşmeler sırasında, AKP
iktidarının yurt dışından destek alan sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşlarına yönelik
‘foncu’ suçlamasını hatırlatan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Kaderin cilvesi
işte! Bugün bu iktidar milyarlarca Euroluk yeni AB fonu kullanmak için Meclis’e uluslararası
anlaşma getirdi!” dedi. 2022’den bu yana alınan 9.2 milyar Euroluk AB fonlarının amacına
yönelik kullanılmamasını da eleştiren Çakırözer, “Milyarlarca Euro, trilyonlarca lira fon
kullanıyorsunuz ama Türkiye AB üyeliğinde ileriye değil geriyi gidiyor. Çünkü siyasi irade
AKP, yani saray rejimi gerçek anlamda bu projelerin arkasında durmuyor. Demokrasisi güçlü,
yaşam standardı güçlü bir Türkiye istemiyor. Gazeteciler tutuklu, protestolar yasaklı,
dernekler kapatılıyor, AİHM kararlarına uyulmuyor! Böyle bir ortada hangi fonu alırsanız alın
AB’ye üyelik gelmez” dedi.

‘FONCU’ DİYEN İKTİDAR 9 MİLYAR AVRO FON KULLANMIŞ

Türkiye’nin AB’nin aday ülkeler için ayırdığı IPA fonlarından yararlanmaya devam etmesine
ilişkin uluslararası anlaşma dün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edildi. Kanunun
Komisyon ve Genel Kurul aşamasındaki görüşmeleri sırasında Türkiye’nin 2002’den bu yana
9.2 milyar avroluk AB fonu kullandığı açıklanırken, 2021-2027 döneminde de toplam 14
milyar avroluk fondan yararlanmak için yüzlerce proje hazırlandığı belirtildi.
TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer,
anlaşmanın TBMM’deki görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada AKP-MHP iktidarının yurt
dışından destek alan sivil toplum örgütleri ve basın kuruluşlarına yönelik ‘foncu’
suçlamalarını anımsatarak, “Zaman zaman iktidar mensupları ve onlara yakın basın organları
yurt dışından destek alan gazeteleri, sivil toplum örgütlerini eleştirirler. İşte bugün kaderin
cilvesi olarak konuştuğumuz kanunla aslına bakarsanız bu iktidar şimdi milyarlarca euroyu,
AB fonlarını kamu kurumlarında kullanmak için önümüze uluslararası anlaşma getirdi” dedi.
Çakırözer, geçmişte de yine birçok projede AB fonları kullanıldığını anımsatarak, “Bu fonları
kullanarak şaşaalı törenlerle yargı reformları, insan hakları eylem planları bile açıkladınız”
dedi.

KATILIM FONU ALIYORUZ AMA KATILIM YOK

Konuşmasında AB fonlarının amacına uyun kullanılmamasını da eleştiren Çakırözer “Bu
fonların Türkiye’ye gerçekten yararlı olabilmesi için doğru yerde, doğru amaçla, somut etki
üretecek şekilde kullanılmaları gerekir. Öncelikle Türkiye’de gerçekten yüzünü demokrasiye,
hukukun üstünlüğüne dönmüş bir iktidara ihtiyaç var. Türkiye’nin temel eksiği işte bu. Biz,
katılım öncesi fonları konuşuyoruz ama ortada bir katılım süreci kalmadı bu iktidar sayesinde.
Ortada sadece kazanılmış hakkımız olarak adaylığımız var ama Avrupa Birliği belgelerinde
artık bu ifadeye yani tam üye adayı olduğumuza dahi yer verilmiyor. Sorumluluğun bir yanı
Avrupa’da yükselen ırkçılık ise, Türkiye üzerinden oy devşirmeye çalışan siyasetçiler ise,
öbür yüzünde AKP iktidarında, tek adam rejiminde, hukuk alanında, demokrasi alanında, hak
ve özgürlükler alanında yaşanan büyük geri gidiş var. Eskiden, Türkiye’yle ilgili AB
belgelerinde ilerleme ya da uyum ifadeleri geçerdi, artık bunlar hayal! Tam tersine, Avrupa
Birliği olsun, Avrupa Konseyi olsun artık belgelerinde demokrasisi gerileyen bir Türkiye’den
bahsediyor” dedi.

NEDEN İLERİ DEĞİL, GERİ GİDİYORUZ

2002’den bu yana milyarlarca euroluk fonla birçok projenin tamamlandığına dikkat çeken
Çakırözer, bu fonlara rağmen AB’ye üyelik sürecinde Türkiye’nin gerilemesine dikkat çekti.
Çakırözer şöyle konuştu:
“Sormak hakkımız değil mi, neden ülkemiz ileriye değil de geriye gidiyor? Çünkü siyasi
irade, yani AKP, yani saray rejimi gerçek anlamda bu projelerin arkasında durmuyor.
Demokrasisi güçlü, yaşam standardı güçlü bir Türkiye istemiyor. Nereden biliyoruz? Çünkü
bu fonların kullanımında, her bir projenin vatandaşın, sivil toplumun katılımıyla tasarlanması
koordinasyonu gerekir ama bu iktidar, demokrasiden korktuğu için gerekli olan o alanda
çalışan dernekleri, sivil toplumu toplantılarına dahi çağırmıyor, o zaman da istenen sonuca
ulaşılamıyor. Projelerin en büyük eksikliği şeffaflık, hesap verebilirlik. Sivil toplum dışlandığı
için bu alanda da yeterli denetim yapılamıyor.”

AİHM KARARLARINA UYULMADI

Çakırözer, Türkiye’nin AB fonu kullanmasına rağmen başarısız olduğu bazı projelere de isim
vererek değinerek şu eleştirilerde bulundu:
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyumda yaşanan ihlallerin engellenmesi için
eylem planı yapmışız ve uygulanmasına destek için 5 milyon euro kullanmışız. Yine, ceza-
adalet sisteminin güçlendirilmesi ve AİHM ihlallerinin önlenmesi için 2 milyon euro fon
kullanmışız. Peki, sonuç? Sonuç yüz kızartıcı! Türkiye AİHM kararlarını uygulamadığı için
yaptırımlarla karşı karşıya hem de kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nde. Osman Kavala
kararı, Selahattin Demirtaş kararı sadece onlar da değil, binlerce ihlal kararı var.

ALEVİLERİN TALEPLERİ YOK SAYILDI

Alevi yurttaşlarımızın en temel hak ve özgürlükleri konusunda, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin verdiği kararlar ortada, o kararlar da uygulanmıyor. Geçen hafta hiç alakasız
bir vergi torbasının bir köşesine sıkıştırmaya çalıştınız. Milyonlarca Alevi yurttaşımızın inanç
özgürlüğü bağlamında haklı taleplerini yok sayıp bir elektrik faturasıyla onları kandırmaya
çalıştınız.

ÖZGÜRLÜKLERİ İYİLEŞTİRECEĞİNİZE YASAKLADINIZ

AİHM ihlal kararı veriyor, neden uygulanmıyor? Bu fonlarla o kadar eğitim aldırıyoruz,
program uygulatıyoruz! Bu ihlallerin sorumlusu kim? Tabii ki saraydaki şahsın rejimi, tabii ki
AKP iktidarı. Başka bir örnek, Anayasa Mahkemesinin temel haklar alanındaki kararlarının
etkin uygulanmasını desteklemek için 5 milyon euroluk proje yapılmış. Peki, hani, nerede o
etkin uygulama? Anayasa Mahkemesi Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünü yok eden erişim
yasaklarının hak ihlali olduğuna karar verdi ama bu iktidar erişimi engellenen haber ve site
sayısını her geçen gün artırıyor. Ucu iktidara, saraya dokunan her yolsuzluk, rüşvet, taciz,
torpil haberi erişim engeli altında. Bakın, 2021 yılında tam 107 bin “web” sitesine, 5.436
habere erişim engeli getirildi. İşte, gördük, o da yetmiyor artık topyekûn interneti
karartıyorsunuz. Hangi hakla, hangi yetkiyle diye sorduğumuzda yanıt dahi veremiyorsunuz.

PROTESTO HAKKI KULLANILMIYOR, ALANLAR YASAKLI

İç güvenlik sektörünün sivil gözetiminin güçlendirilmesi için 5,4 milyon euro alınmış, alınmış
da ne olmuş? Bakın, Türkiye’nin dört bir yanında yurttaşlarımız en demokratik hakkı olan
protesto hakkını kullanamıyor. 1 Mayıs, Gezi direnişi, 25 Kasım protestolarında polisimize
vatandaşları yaka paça susturma talimatı veriliyor. Sadece onlar da değil, haber takibine giden
basın emekçisi arkadaşlarımız da darp ediliyor, cop yiyor, tehdit ediliyor.

SİVİL TOPLUMU YOK ETTİNİZ

Bu AB fonlarının kullanımında sivil toplum örgütleri önemli bir aktör olmalı, olmazsa olmaz
konumdalar. Hatta sadece sivil toplumun gelişebilmesi için yürütülen projeler var bu fonlarla
ama bakıyoruz kara parayla, kitlesel imha silahlarının finansmanıyla mücadele adı altında bu
Meclis’ten çıkarılan kanunla sivil toplumu yok etmektesiniz. İktidarın hoşuna gitmeyen
dernekler, iktidarın siyasi yönlendirmesiyle yapılan denetim tacizleriyle, yargılamalarla
susturulmak isteniyor. Türkiye’de kadına karşı şiddetle mücadelede en etkili yasal güvence
olan İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz bir gece yarısı kararıyla çıktığınız yetmedi “Kadınlar
öldürülmesin, yaşasın.” diye mücadele veren dernekleri, Kadın Cinayetlerini Durduracağız
Platformunu kapatmak istiyorsunuz. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde
hakları için mücadele veren kadınları şiddet uygulayarak susturdunuz, gözaltına aldınız. O
zaman, değerli milletvekilleri, ne oldu eylem planlarınıza, ne oldu uygulama destek
projelerinize? Koca bir hiç, koskoca bir hiç.

DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ OLMADAN AB’YE ÜYELİK DE GELMEZ

Tabii, bu yardımlardan yararlanalım. Bu yardımlar ülkemizin, vatandaşlarımızın yararına,
hayrına sonuçlar versin. Bunun için destek verelim, gayret ortaya koyalım. İyi ama bu kadar
milyar euro, trilyon lira proje var, bu kadar insan çaba harcıyor aynı fonlar başka ülkeleri ve
halklarını Avrupa’ya yakınlaştırırken, AB üyesi yaparken neden Türkiye’de tersi oluyor.
Avrupa’nın hataları var ama hatanın büyüğü bu iktidarda. AİHM kararlarına uyulması için
proje yaptırıyorsunuz ama herkesten önce kendiniz uymuyorsunuz. Yargı bağımsızlığı,
hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü, bağımsız kurumsal yapılar, güçler ayrılığı ilkesi, denge,
denetleme hepsini ayaklar altına aldıktan sonra Avrupa Birliği’nden değil 4 milyar 100 milyar
gelse ne yazar. AB sürecinden kopmak evlatlarımızın geleceğine, onların yaşayacağı bu
ülkeye en büyük ihanettir! Zarardır. Ama umutsuzluğa yer yok! Millet kendi iradesiyle bu
iktidarı, bu iki yüzlü iktidarı iktidardan indirecek ve iktidarı gelecek olan Millet İttifakı yani
bizler bugün onayladığımız bu fonları gerçek amacı doğrultusunda yani demokrasi için, hak
için, hukuk için, adalet için; evlatlarımızın kardeşçe birlik içinde, beraberlik içinde, huzur

içinde yaşayacağı bir Türkiye’yi yaratmak için kullanacağız ve sonuna kadar da şeffaf, hesap
verebilir bir şekilde denetleyeceğiz.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
erotik shop malatya araç kiralama en iyi casino siteleri casino siteleri istanbul evden eve nakliyat evden eve nakliyat istanbul parça eşya taşıma eşya depolama istanbul